EN SIK KULLANILAN İNGİLİZCE ATASÖZLERİ

 

Bir dile dair atasözlerini ve deyimleri bilmek, o kültürü de öğrenmek demektir.

Her dilin kendine ait kültürel, coğrafi ögelerini, tarihini barındıran özdeyişleri mevcuttur.

İngilizce gibi köklü bir dilin de atasözleri açısından son derece zengin

olduğunu söylemek tam da yerinde olacaktır.

Bu yazımızda en sık kullanılan İngilizce atasözlerine yer verdik.

İngilizce karşılığıyla “proverbs” yani İngilizce

atasözlerini görüntülemek ve nasıl öğreneceğiniz hakkında fikir sahibi olmak

için yazımızı okumaya devam edebilirsiniz.

 

İNGİLİZCE ATASÖZÜ NASIL ÖĞRENEBİLİRİM?

Türkçe atasözlerini elbette sözlüklerden öğrenmedik,

ama ağızdan  ağıza sözlü gelenekle aktarılan atasözlerimizin

yanlış bildiklerimizden bazılarını  atasözleri sözlüklerinden öğrendik!

Eh madem yeni bir dil öğreniyoruz, öğrenmişken bu kez tamamını doğru öğrenelim.

İngilizce atasözleri sözlüğü edinin!

Kendinizi sınırlandırın ve güdüleyin!

Her gün İngilizce kelimeler öğrenin ve öğrendiğiniz kelimeleri içeren atasözlerini bulun. Sözlük taraması yapmak hem bilgilerinizi diri tutacak hem de her gün başka bir İngilizce atasözü öğrenmenizi kolaylaştıracaktır!

Atasözlerini öğrenmeye kelime öğrenerek başlamak için www.dilgoo.com web sayfamızı ziyaret edebilirsiniz!

EN SIK KULLANILAN İNGİLİZCE ATASÖZLERİ

          

·A Picture is worth a thousand words.

Bir resim bin söze bedeldir.”

Anlamı: Resimler, duyguları ve düşünceleri sözlerden daha iyi anlatır anlamına gelmektedir.

·Better late than never.

Hiç olmamasındansa geç olması iyidir.”

Anlamı: Geç olsun da güç olmasın anlamına gelmektedir. Hiç olmamasındansa geç olmasının daha makul olduğu durumlar için kullanılmaktadır.

·You can’t make an omelette without breaking eggs.

Yumurtaları kırmadan omlet yapamazsın.”

Anlamı: Amaçlarınıza hizmet eden yolda muhakkak hatalar yapacağınız, birilerini kıracağınız ve inciteceğiniz anlamına gelir. Fakat o yumurtalar kırılmadan omlet yiyemeyeceksiniz.

·Don’t count your chickens before they hatch.

Yumurtlamadan önce tavuklarını sayma.”

Anlamı: “Dereyi geçmeden paçaları sıvama” anlamında kullandığımız öz deyişimizle aynı kapıya çıkıyor. Olumlu sonuçlanacağının düşünüldüğü işin, tezcanlı davranarak planlaması yapılmadan eyleme geçilmesi durumudur.

·Easy come easy go.

Kolay gelen kolay gider.”

Anlamı: “Haydan gelen huya gider” karşılığına gelen atasözüdür. Kolaylıkla ve emek harcamadan kazanılan şeylerin öylece yitip gideceği anlamını taşır.

·Birds of feather flock together.

Tüyün/türün kuşları beraber uçarlar.”

Anlamı: “Körler, sağırlar birbirini ağırlar” diyebiliriz. Ama karşılık olarak tamamen kötü nitelikli kişilerin birbirine verdiği desteği ve kurdukları iletişimi anlatmaktan ziyade; birbirleriyle aynı doğrultuda ilerleyen insanların aynı yollardan geçip aynı sonuçlara varacakları anlamına gelmektedir.

· A poor workman blames his tools.

Beceriksiz işçi suçu alete atar.”

Anlamı: Bir işin üstesinden gelemeye, mücadele edemeyen kişinin kendi yetersizliklerini görmezden gelere suçlayacak bir başka günah keçisi araması anlamına gelir

·Don’t judge a man until you’ve walked in his boots.

Botlarıyla yürüyene kadar bir adamı yargılama.”

Anlamı: Bir kişiyi eleştirirken ve yargılarken empati kurmanın gerekliliğini anlatır. Kendimizi o kişinin yerine koyarak daha sonra o kişiyle iletişime geçmek gerekir.

·The grass is always greener on the other side of the hill.

Tepenin diğer tarafındaki çimenler her zaman daha yeşildir.”

Anlamı: “Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür” anlamına gelen atasözüdür diyebiliriz. Sahip olamadığımız her şeyi çok daha cazip bulur ve arzularız.

·A leopard can’t change its spots.

Bir leopar lekelerini değiştirmez.”

Anlamı: “Huylu huyundan vazgeçmez” anlamına gelmektedir. Sahip olunan özelliklerin ve alışkanlıkların kolay kolay değişmeyeceği, bu özelliklerin doğuştan geldiği ve böyle süreceği anlamına gelir.

·Every cloud has a silver lining.

Her bulutun gümüş bir çeperi vardır.”

Anlamı: Her kışın sonu bahardır anlamına gelen bir özdeyiştir. Her koşulda pozitif durumlar içi potansiyel vardır olarak da betimlenebilir.

·Two wrongs don’t make a right.

İki yanlış bir doğru etmez.”

Anlamı: Birebir bizde de aynı şekilde kullanılan bu özdeyiş, örneğin size kötülük yapan birine misilleme yaparak intikam almaya çalışmanın olayları daha kötü duruma getireceğini anlatır.

·When in Rome, do as the Romans.

Roma’dayken, Romalı’lar gibi yap.”

Anlamı: Topluluğa, olağan koşullara uyum sağlamanın gerekliliğini ve önemini anlatır.

·Keep your friends close and your enemies closer.

Dostlarını yakın, düşmanlarını daha yakın tut.”

Anlamı: Düşmanlık beslediğiniz birine bunu açıkça belli etmektense daha dostça yaklaşın. Bu şekilde sizinle ilgili düşünceleri ve planlarını daha kolay çözebilir ve önleyebilirsiniz.

·The early bird catches the worm.

Erkenci kuş solucanı yakalar.

Anlamı: Erken kalkan yol alır anlamına gelen özdeyiştir. Erkenden harekete geçen kişinin işlerini de aynı hızda yola koyacağını anlatır.