Muhtemelen çoğumuz sürekli İngilizceye çalışmaya başlıyoruz. Her başladığımızda bir süre sonra vazgeçip bir kenara, köşeye atıyoruz defterlerimizi. Aslında genel olarak dil öğrenmeye bir ders, zorunluluk olarak bakmasak belki işler birazcık değişir. Ne dersiniz?

 

Evet İngilizce dersleri şimdi okullarda, üniversitelerde veriliyor. Ama bu derslerden verim alanların sayısı çok az. Belki de İngilizceyi okulda bir ders olarak gördüklerinden dolayı da olabilir.

 

 

 

İngilizce öğrenmek sadece bir dersten ibaret değil

İlk önce dil öğrenmeyi, İngilizceyi bir zorunluluk olarak görmeyerek başlayabilirsiniz. Çünkü İngilizce aslında sadece okullarda görülen bir ders değil, bir kültürün parçasıdır. Siz de bu dili öğrenerek o kültürü tanımış olup, dünyanın birçok yerinden insanlarla arkadaş olma fırsatı yakalayacaksınız.

 

 

 

 

Konu sıralamasına uygun hareket et

İngilizceye yeni başlayanlar için tavsiyelerimizden biri, sırayla ilerlemeniz. Sonuçta alfabeyi bilmeden zamanlara atlayamazsınız. Bunun gibi arada büyük fark olanlar değil ancak küçük detayları bile atlamadan sırasıyla öğrenmeye çalışın. Bu düzenli çalışma dili daha iyi kavramanızı sağlayacak.

 

 

 

 

Acele etmek yok

Kesinlikle unutmamanız gereken şeylerden biri de, bir anda dili öğrenemeyecek olmanız. Ana dili dışında bir dili öğrenmek herkesin kolayca yapabileceği bir şey değil. Algılama şeklinize göre bile öğrenme süreniz uzayabilir veya kısalabilir. Önemli olan İngilizceyi nasıl öğrendiğiniz. Ne kadar kısa sürede öğrenmeniz değil.

 

 

 

 

 

 

Kendinize uygun İngilizce öğrenme yöntemini bulun

İngilizce öğrenirken herkesin uyguladığı yöntemleri kullanmanıza gerek yok. Burada asıl nokta sizin için en doğru yöntemin hangisi olduğudur. Günümüzde insanlar İngilizce öğrenirken aynı şeyleri deneyerek farklı sonuçlar elde etmek istiyor. Ancak şunu unutmamak gerek, her insanın dil algılama şekli, öğrenme biçimi çok farklıdır. Kimisi not ederek öğrenir, kimisi okuyarak. Bunun için kendinize en uygun olanını seçmeniz gerekecek.

 

 

 

 

 

Kendinize sınırlar koymadan ilerleyin

İngilizce öğrenirken kendinizi korkutmayın, kısıtlamayın. Ben ancak bu kadarını öğreniyorum deyip durmak yok. Dünyanın en kolay dillerinden birini öğrenememeniz imkansız. Yeni başlayanlar için İngilizce ne kadar zor gelse de, eğlenceli olacağını göreceksiniz.

 

 

 

 

 

İngilizce aklınızın bir köşesinde bulunsun

Hayatınızın her yerinde İngilizce bulundurmaya başlayın. Yeni İngilizceye başlayanların en çok uygulaması gereken şeylerden biri bu. Çünkü günlük hayatınıza ne kadar İngilizceyi yerleştirirseniz İngilizceye o kadar alışırsınız. Bu da yine gözünüzde bir ders olmaktan çıkacak. Hayatınızın bir parçası olacak. Peki bunu nasıl yapacaksınız? Bir video izlerken İngilizce videoları izleyin. Film mi izleyeceksiniz? Alt yazılı filmleri izleyin. Buzdolabınıza, çalışma masanıza, giysi dolabınıza, hatta yatağınızın başlığına bile İngilizce kelimeleri ve anlamlarını yapıştırın. Gerekirse gramer konularını kısa ve öz şekilde en çok gözünüzün takıldığı yere bırakın. Bu göz aşinalığı yaratır. Böylece hayatınızın bir parçası haline gelir. Fazladan bir uğraş sarf etmemiş olursunuz. Yolda yürürken kulaklığınızla müzik dinliyorsunuz ve dinlediğiniz İngilizce şarkının anlamını merak edin. Sözlerini açın okuyun.

 

 

 

 

 

 

Ben dayanamıyorum, hızlı ve akılda kalıcı İngilizce öğrenmek istiyorum diyorsanız imdadınıza Dilgoo yetişecek! Eğlenceli animasyonlar hazırlayarak İngilizce öğrenmenizi sağlayan Dilgoo ile her şey mümkün.